Covid’ten Önce Covid’ten Sonra

Covid’ten Önce Covid’ten Sonra

Fikir Hunisi Blog - Covid’ten Önce Covid’ten Sonra

Covid bir hayli yıkıma yol açtı. Pandemi ile sudan çıkmış balığa döndüğümüzü de inkâr edemeyiz. Ancak aynı zamanda tüketici davranışlarında görülen ve pazarlamanın geleceğini şekillendiren değişimleri de açığa çıkardı; ya mücadeleyi bırakmadan karada da yaşayabilen bir balığa dönüşecektik ya da kaçınılmaz sonumuzu bekleyecektik. Bu sürecin lehimize işlemesi; yeni düzenle, kurallarla ne kadar uyumlanabildiğimizle, yeniliklere ne kadar açık olduğumuzla ve başkalarının tecrübelerini nasıl kişiselleştirdiğimizle ilişkilidir. Hayatta her deneyimi tek başımıza yaşayıp öğrenecek kadar uzun yaşamıyoruz. Başkalarının tecrübelerinden ders alarak ilerlediğimizde, zamandan tasarruf etmekle kalmıyor yıpranmamızı da engellemiş oluyoruz. Bilindik, herkesçe kabullenilen tanımlamaların iyi yönde değişime uğraması buna bir örnek olarak gösterilebilir çünkü dijital ortam yalnızca satış yapmak için kullanılan bir platform olmaktan çıktı. Artık sadakati arttıran, dönüştürücü ve kullanıcıya öncelik veren deneyimleri mümkün kılan bir kanal olarak tanımlanmaya başladı.  Beş duyumuzu kullanarak yapmak istediğimiz alışverişlerde, satın alma kararımızı kişilerin deneyimlerini paylaştığı yorumlar şekillendirmeye başladı. Böylece; “kişilerin deneyimleri sizin deneyimlerinizdir!” algısı yaratıldı. Müşterilerin kolektif bilinç ışığında kişisel karar alma mekanizmaları gelişti.

Yeni deneyimlere kucak açmak yeni fırsatlara şans vermek, bu doğrultuda evrilmeyi hızlandırmaktadır. Evet, pandemi ile eski rutinlerimiz yok oldu fakat bu sayede evde geçirilen zamanı nasıl verimli kullanabileceğimizi öğrendik. Önceden marjinal gelen yaratıcı fikirleri kabullenmeye hatta desteklemeye başladık. E- ticaret ve dijital süreçlerin benimsenmesinin hızlanması da bunun bir örneğidir. Online dünya ile gerçek dünyayı buluşturan artırılmış gerçeklik deneyimleri sayesinde; yediden yetmişe herkes, sosyal medyayı, reklamları sanal alışveriş kanallarını daha etkin ve bilinçli bir şekilde kullanmaya başladı. Kullanıcıların artması da bu yeni düzene ayak uydurabilmiş olan pazarlarla mümkün oldu. “işe gitmeyi” bırakıp “işi hayatımıza getirmeye” başladığımız gibi pazara gitmeyi bırakıp pazarı eve getirmeye başladık. Kendini geliştiren ve yeni sürece adapte olan üreticiler, pazarlarını belirli yerlere taşıyabildi. Bilinen bir gerçek var ki, aktif olarak üretim ve tüketim akışının sağlanması ancak kabullenmek ve desteklemekle sağlanabilirdi. Sonuç olarak hem tüketiciler hem de üreticiler olarak profesyonel ve kişisel anlamda bir boyut atlandı. Yaratıcı ve gelişime açık fikirler soyut bir ideal olmaktan çıkıp kapsamlı olarak hissedilen ve deneyimlenen bir gerçekliğe dönüştü. İnanmalıyız ki, bu gerçekliğin sürdürülebilirliği, “Covid’ten önce Covid’ten sonra” ayrımını içselleştirmemizle mümkün olacak ve felaket, fırsata dönüşecektir.